1. zarf "Yalnızca" anlamında, sınırlama bildiren bir söz, bir"Hasan, bu sefer kendisine ancak seyyar tuluatçıların arasında bir yer bulabildi." - O. C. Kaygılı
2. "Olsa olsa, en çok, daha çok, güçlükle" anlamlarında, bir şeyin daha çoğunun, ilerisinin olmadığını gösteren bir söz, dar, gücün"Bir yıl sonra ancak Çamlıbel'de buluşabilmişlerdi." - H. Bayaz
3. En erken"Sinema ancak saat yarımda bitmişti." - P. Safa
4. bağlaç "Lakin, ama, fakat, yalnız" sözleri gibi bir düşünceye karşıt ikinci bir düşünceyi anlatan bir söz"Bu büyüklük değil ancak mertçe bir davranıştır." - N. Araz